GEZGİN

Gezginim ben alıp başımı…

Gül parmaklı şafağındayım kimi gün Homeros’un

Kimi gün İnka tapınaklarında konaklarım

Çılgın şelalelerde soluklanıp arınırım hüzünden

Babil bahçelerinde gölgelere sığındığım olur kimi gün

Kimi gün kekik kokulu kırlarında dolanırım çocukluğumun

Erguvan pembesine dalarım Boğaz’da

Surlarda dolaştığım da olur keder karası

Yağmalanmış yurdumda asi

 

Sonra yine alıp başımı…

Ver elini yaratılmış tanrılar tanrıçalar diyarı

Ve selam sonsuz güzellik dağının eteklerine

Yaslanmış ebedi aldanışın hüznü

Ve hüznün ve aldanışın ve çözümsüzlüğün                                                                            Ürünü arapsaçı ibrişim yumağı

 

Sonra uzanıp gölgesine amber ağaçlarının

İçimde usul usul tükenişin ince sızısı

Yeni geziler düşlerim geçmişe geleceğe…

Bir kez daha duyumsayıp yaklaşan sonu

 

Gezginim ben  omzumda hüzün çıkını

Alıp başımı …..

 

Fakat nerdeyim ben durup dururken

Fakat nerde o güzelim sürüler o çıngırak sesleri

Nerde o güvercin bulutları keklik ötüşleri

Hani ya çobanaldatanlar hüthütler çalıbülbülleri

Nerde börtü böcek hani yaban gülleri

Ne zaman boşaldı bu dağların etekleri…

 

Remzi KISA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir