GÖRMEMİŞGİLLERİN ETTİĞİ

Görmemişgil var ya, hani şu bildiğiniz,

 

Yılın 11 ayında ne yediklerini, nasıl yaşadıklarını umursamadıkları yoksullara iftar çadırlarında bir ay süreyle akşam yemeği veren,

 

Ya da  üç beş kuruşluk nevale paketlerini üç beş yoksulun hanesine kiralık medyanın  muhabir ve kameramanları eşliğinde dağıttıran,

 

Ya da her namazını başka bir camide ve yine kameramanlar, muhabirler ordusunun canlı yayın düzeni içinde eda eden,

 

Ya da  kişiliklerinin, biatlarının,  onurlarının bedeli olarak kendilerine ikram edilen makam koltuklarını, aylık 51.000 TL bedel karşılığında efendilerine danışmanlık (ne danışılıyorsa?) hizmeti yolunda eskiten,

 

Ya da, ya da…

 

Yıllardan beri yapıp ettikleriyle ülkemizi komşularıyla  sıfır sorundan  bin bir soruna taşıyan,

 

Yurttaşlarını kapı komşusu olan muhaliflere karşı bile  ihbarcılık yapmaya zorlayan, 

 

Satın ya da  teslim aldığı merkez ve taşra t.v. ve gazetelerini  düpedüz yalan ve iftira makinelerine dönüştürerek halkın beynini aralıksız yıkamaya koyulan,

 

Kendi iktidarını eleştiren, hatta eleştirmese bile açıkça yandaşlık, yağdanlık etmeyen yazarlara, düşünürlere ulusal ve yerel medyada konuşma ve yazma hakkı tanımayan …

 

Görmemişgil’in ettiklerinden söz ediyorum! Bu ailenin etkin bireyleri adeta klonlanmış gibi birbirlerinin tıpkısı olarak  hızla çoğalıyorlar.  Onurlu, dirençli üç beş gazete ve t.v. dışında bu görmemişgilin işgal etmediği ekran ve sayfa kalmadı neredeyse. Hangi t.v. kanalını açsanız onlar, hangi gazete sayfasına baksanız onlar, elleri ya göbeklerinde bağlı halde efendilerine karşı saygı duruşunda, ya kendilerinden küçük gördüklerini kanatları altına almış gibi kollarını omuzlarına yüklemiş pozlarda…  Ya iftar sofralarında elde kepçe güya aç doyuruyor, ya elde mikrofon, en büyüklerinin kıçının kenarında kıl olduklarını, onun için canlarını seve seve vermeye hazır olduklarını… höykürüyorlar.  İstatistik uzmanı kılıklıları kamu oyunda desteklerinin hızla arttığını yemin billah ilân edip duruyorlar…

 

Görmemişgil’in destan yazıcıları bir süre önce İstanbul’da kaybolan bir ABD yurttaşı kadının cesedini ve katilini gerçekten büyük bir başarı göstererek bulabilmiş iken, Taksim Direnişi’nde ortalığı yakıp yıktıkları iddia edilen vandallarığeçen şunca zaman içinde nasıl bulamaz? Ya 12 yurttaşımızın gözlerini kör edenleri, 10’dan fazla yurttaşımızı öldürenleri? Başörtülü bir yurttaşımızı hırpalayıp üzerine işediği iddia edilen üstleri çıplak onlarca kişiden hiç birinin hâlâ bulunamaması destan yazıcılarımıza destan yazdıranın şanına leke sürmüyor mu?

 

Görmemişgillerin yapıp ettikleri… nden söz edecektik.  “Ben böyle istiyorum!” ile başlayan yapıp etmelerin sonu gelmez elbet. En iyisi görmemişgillerin işgal ettiği ekranları, sayfaları görmezden gelmek… Mİ?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir