İNSAN ÖĞÜTEN DEĞİRMENLER…

Değirmen dediğiniz çeşit çeşit: Kimi kahve değirmeni, bulgur değirmeni, un, yem, yarma, raspa ya da tahıl değirmeni. Bu tür değirmenleri, en ilkelinden en gelişmişine, gözümüzle görür, hemen tanırız. Bunlar, kol gücüyle, su gücüyle, rüzgar gücüyle, buhar ya da elektrik gücüyle… çalışan  mekanik tesislerdir ve insana hizmet üretmek üzere  imal veya inşa edilmişlerdir.

 

Kimi değirmenlerse göze pek görünmezler. Onları cisimleriyle değil, ürünleriyle tanırız. Bu görünmeyen değirmenlerin ürünleri ne mi? Elbet zulüm, vahşet, acı, mutsuzluk, gözyaşı… Enerji kaynarları kin, nefret, ahlaksızlık, çıkarcılık ve her türden, her  çeşitten uşaklık olan bu değirmenler  insan öğütmek, özellikle de aydın öğütmek, yurtsever öğütmek üzere planlanmış, imal veya ithal edilmişlerdir.

 

İnsan öğüten değirmenler, bütün dünyada bulunuyor olmakla birlikte en çok ve en gelişmişleri, ileri teknoloji de kullananları bizim ülkemizdedir. Pek çok yarışma dalında dünya çapında nal toplamakta isek de insanları öğütme alanında üstümüze yoktur. Zülüm üretme, insan öğütme, hele de yurtsever ve aydın öğütme  alanında altın madalya hep bizde, bizim değirmenlerimizdedir!

 

Birilerinin kuyusunu kazmada, yuvasını bozmada ne kadar yetenekliyiz! İnsanları itibarsızlaştırmada kimse elimize su dökemez. Başkalarının bizden uzun boylu olmasına katlanamadığımız için onların bacaklarını kırıp, kesip  kısaltmanın, böylece en uzun görünmenin yollarını aramakla geçer ömrümüz. Gelin görün ki başkalarını budayıp kısaltmak bizim boyumuzun uzamasını sağlamaz!

 

İtibarsızlaştırma, insanları öğütme tekniklerinden biri olup bu tekniğin uygulandığı değirmenler istenmeyen kişileri öğütmede kullanıldığı kadar, istenmeyen kurumları öğütmede de kullanılır:  Vaktiyle Köy Enstitülerinin, bu okullardan mezun olmuş öğretmenlerin, bu öğretmenlerin öncülüğünde kurulmuş Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın, Devrimci İşçi Sendikalarının Türkiye İşçi Partisinin  etkisizleştirilmesinde ve daha pek çok olayda bu teknikler kullanılmıştır. Yakın tarihimizde bu uygulamaların yüz kızartıcı  örnekleri saymakla bitmez… İtibar öğüten değirmenler günümüzde yandaş medya genel adı altında  tv ve gazeteler olarak faaliyet gösterirler. Ekranlarda ve gazete köşelerinde icra-i faaliyet gösteren ağzı kalabalık itibar katilleri, efendilerinin hedef gösterdiği kişi ve kurumlara çamur atmakta birbirleriyle amansızca yarış ederler. Ordunun itibarsızlaştırılması,  gerçek aydınların, gerçek gazetecilerin, yurtseverlerin  tutuklanıp düzmece delillerle yargılanmalarındaki üstün hizmetleri elbet gözden kaçmamakta, efendilerinin uçaklarında gezdirilerek, sofralarında çöplendirilerek ihya edilmekte, soylarına soplarına yüzyıllarca yetecek kadar şereflendirilmektedirler (!). Şimdilik şan onların, şeref (!) onların, han hamam onların, İsviçre bankalarındaki gizli hesaplar onlarındır.

 

Bu değirmenlerin en kanlısı, en şanlısı ise elbet derin değirmenlerdir. O derin değirmenler nice Sabahattin Ali’yi, nice Nazım Hikmet’i, nice Deniz’i, MUMCU, Bahriye ÜÇOK, Hrant DİNK  gibi nice aydını katletmiş, Madımak yangını, K. Maraş  ve Çorum katliamları gibi bilinen ya da faili meçhul dosyalarında kaybolup giden nice aydını, yurtseveri, insanı öğütmüştür.

 

Bu kanlı değirmenlerin öğütmekten tarifsiz zevk aldığı insanlar ise, gerçek aydınlardır. Çünkü gerçek aydınlar sayıca çok az, ancak kanlı değirmenler ve işleticileriyle sahipleri için çok tehlikeli varlıklardır. Çünkü gerçek aydınlar, doğal, toplumsal, ekonomik, sosyal olayları ve ilişkileri adeta röntgen cihazları gibi çok net ve  tam nesnel olarak görür ve gösterirler. Onlar asla kandırmaz ve asla kandırılamazlar. Onların yalanı ve yanlışı yoktur! Onlar Hiç kimseyi gütmeye tenezzül etmez ve hiç kimsenin güdümüne girmezler. Gerçek aydınlar toplumun ve insanlığın yüz akları ve önderleridir. Geçek aydınlar, çakma aydınların ve insan öğütücülerin kabuslarıdır. İnsanlığı sürüleştirip kendi ağıllarına, ahırlarına, mezbahalarına sürmek isteyenler, gerçek aydınların çoğalmasını, insanlara yol göstericilik yapmasını isterler mi hiç? Onların çıkarları gerçek aydınların kökünün kazınmasını gerektirir. Bunun en net kanıtı,

Irak’ı işgal eden A.B.D. güçlerinin ilk iş olarak Irak’ın en önde gelen 250 kadar gerçek aydınını birkaç saat içinde toplayıp katletmesidir. Hiç kuşku yok ki ABD bunun hazırlıklarını çok önce yapmış, satın aldığı yerli işbirlikçilerin yardımıyla

Irak halkını yurtsever aydınlarının önderlik ve örgütlenme desteğinden yoksun etmiştir,  Bir süreden beri yurdumuzda da aynı iğrenç oyun oynanmakta, gerçek aydınlar, yurtseverler, aydın yaftalı “yetmez ama evet”çilerin  de desteğiyle, insan öğüten özel yapım insan değirmenlerinin taşları arasında öğütüme alınmıştır.

 

Umarız, dileriz ki bu kanlı değirmenlerin çarklarına su taşıyan saf, temiz kalpli kardeşlerimiz uyanıp zalimin değirmeninin çarkını döndürmekte olduğunu fark ve buna isyan etsin,  dileriz ki o kanlı çarkları kırmaya azmetmiş çocuklarımız, kardeşlerimiz başarıya ulaşsın da bu kanlı zalimler insan öğütmenin, aydın ve yurtseverlerin ömürlerini, gençliklerini çalmanın, öğütmenin,  hesabını vermek zorunda kalsınlar. Dileriz ki insanlık o güzel günleri görsün!..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir