BAŞLARKEN

Merhaba! Neden Kocapınar Notları? Bu soruyu yanıtlamak için önce, bu notların üretildiği ortamdan söz etmeliyim.Kocapınar,  bin yaşlarını çoktan  aşmış çınar ağaçlarının kökleri arasından süzülüp yer yüzüne çıkan  duru su kaynağının adıdır. Kocapınar,  bu su kaynağının çevresinde en az üç bin yıldır var olan köyün de adıdır. Su kaynağını çevreleyen  ulu çınarlar çok uzun zamandan beri bu toprağın insanlarını gölgesinde barındırır. Sıcak yaz günlerinde, serin yaz gecelerinde birçok insan bu ağaçların altında vakit geçirir.   Üçerli beşerli arkadaş gruplarının  çevrelediği masalarda ,  odun ateşinde demlenmiş gerçekten nefis çaylar içilir, sohbetler edilir. Sohbetlerde konu belirleyici genellikle çağrışımlardır. İlk konuşan askerlik anılarını anlatmışsa, ondan sonra söz alan da askerlik anılarından söz eder. Sonraki konuşmacı, öncekinin anlattıklarının çağrıştırdığı bir konuda bir şeyler söyler.  Başka masalarda süt fiyatlarının düşüklüğünden, yem fiyatlarının  yüksekliğinden,  mazotun pahalılığından, köylünün yeni gelir kaynakları yaratması gerektiğinden, çocuklarımızı okumaya ve yüksek öğrenime teşvik etmek gerektiğinden… söz edilir.

Derken, yolu her nasılsa Kocapınar’a düşmüş bir yabancı, arabasını çınarların altına park eder, soluklanmak için bir masaya oturur ve hemen öfkeyle söze girer:  “ Bu ne biçim köy yolu birader? Neden köyünüze sahip çıkmıyorsunuz? Neden yolunuzun yapılması için devlete başvurmuyorsunuz?”

Oturduğu masadaki köylülerden biri ona sakin sakin cevap verir: “ Köy halkının büyük çoğunluğu seçimlerde Atatürkçü partilere oy verir. Bu yüzden Atatürk düşmanlarının gözünde  köyümüz gavur köyüdür. Bu yüzden bize yol yapmazlar. Bizden vergi toplarken  ve çocuklarımızı askere alırken kime oy verdiğimizi sormazlar ama yolumuzu yapmaya gelince kime oy verdiğimizi sorarlar. Hiç utanıp sıkılmadan, ne kadar oy, o kadar yol derler.  Köylümüz ise oylarımız namusumuzdur, satılık değildir, oy karşılığı yapacağınız yoldan gideceğimize domuzun patikasından gideriz  diyerek bu politikacıların ağızlarının payını verirler.

 Kocapınar’ın başında, koca çınarların altında sohbetler bu minval üzere sürer gider. Ele alınmadık konu, tartışılmadık fikir kalmaz. Memleket her gün yeniden kurtarılır, Sorunlar bir çırpıda çözülür. Ertesi gün aynı masalarda, aynı konular, aynı sorunlar bir kez daha ele alınır ,Konuşulur, konuşulur… Sonuç: sıfıra sıfır, elde var sıfır…Ben, işte bu ortamda görüp işittiklerimden, yaşadıklarımdan sizlerle paylaşılmaya değer bulduğum notları, bana bu sayfada  yer verildiği sürece yazmaya çalışacağım.  Ola ki okumak lütfunda bulunur,  eleştirir , katkıda bulunur ya da tartışmak gereğini duyarsınız. Her salı günü Kocapınar  Notları’nda buluşmak üzere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test