ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKMAK

Kuşku yok ki çocuklarımızı çok sever, onların çok iyi yetişmesini, güce ve iradeye sahip olmasını isteriz. Peki, bunların gerçekleşmesi için yalnızca sevgi yeterli mi? Salt sevgi yeterli olsaydı bireysel ve toplumsal yaşamımız böyle mi olurdu? Nice insanımız var ki bir mesleği, ekmeğini kazanacak yeterli bilgi ve becerisi olmadığı  için başkalarının ekmeğiyle doymanın yollarını araştırıyor: Kimi dileniyor, kimi  hırsızlık, dolandırıcılık , kapkaççılık, fahişelik yapıyor, kimi de bu işleri örgütlü biçimde yapmak üzere çeteler kuruyor, kaçakçılığa, uyuşturucu işine bulaşıyor, mafyalığa soyunuyor. Sözüm ona  Deniz Feneri Derneği misali yardım dernekleri kurup topladığı parayı muktedirlerle paylaşıp ceplerine indirenler de az değil.

 

Sevgili çocuklarımızı eğitimsiz, bilgisiz, becerisiz, mesleksiz  bırakmak, açıkça görülmeli ki onları çaresizliğe mahkum etmektir, kötü yollara düşmek zorunda bırakmaktır, suç örgütlerinin kucağına atmaktır. Bu nedenledir ki çocuklarımıza karşı yüreğimizde sonsuz bir sevgi beslemek yetmez. Onlara  yaşamı, doğal, toplumsal, siyasal olayları doğru algılayıp yorumlamalarına, olaylar karşısında doğru tavır koymalarına yetecek bilgiyi, kendilerini ve ailelerini besleyebilecek beceriyi, uluslarına, ülkelerine ve tüm insanlığa, tüm doğaya yararlı olma anlayışını kazandırmak zorundayız. Onlara namuslu olmanın ancak insanların inançlarını, güvenlerini, alın terlerini sömürmekten kaçınmakla mümkün olabileceğini anlatmak zorundayız.

Bütün bunların ise yalnızca sözde kalan sevgiyle değil, ancak ciddi bir genel ve mesleki eğitimle  mümkün olabileceği açıktır. Öyleyse, tüm gücümüzü kullanarak çocuklarımızın yeterli bilimsel ve mesleki eğitimi almalarını sağlamaya çalışmalı, onları suç ve istismar örgütlerinin kurbanı, tetikçisi, aleti olmak zavallılığına düşürecek çaresizlik ortam ve koşullarından uzak  tutacak önlemleri almalı, kısacası çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Bunun biricik yolu ise O büyük insanın belirttiği gibi kendimize  ve ulusumuza yol gösterici olarak bilimi seçmektir.

Çocuklarımızı eğitmeye talip olanların niyetleri onları gerçekten kendine yeterli, becerikli ve özgüveni yüksek , yurduna, ulusuna ve tüm insanlığa yararlı bireyler yetiştirmek de olabilir,  kolayca sömürebilecekleri, yönlendirebilecekleri, kendi değerlerinden ve çıkarlarından başka çıkar ve değer tanımayan, farklılıklara tahammülsüz, gerektiğinde tetikçi olarak kullanabilecekleri beyni yıkanmış sadık uşaklar yetiştirmek de.  Bu nedenle, çocuklarımızın eğitimiyle doğrudan ilgilenmek, uygulanmakta olan eğitimin çocuklarımızı üretken, barışçıl, onurlu, başkalarının haklarına ve değerlerine de saygılı  bir yaşama hazırlama hedefinden saptırılmasına asla izin vermemeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test