GÖRÜNMEK Mİ, OLMAK MI?

“Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün!” diyor Mevlana Celaleddin-i Rumi. Besbelli ki bıkmış usanmış dergahında çorba kaşıklamak için çevresinde dolanan iki yüzlülerden. Besbelli ki yalnızca günümüzün  sorunu değil yaltaklık, yalakalık. Tarihin her döneminde, her toplumda, insanlar başkalarının beklentilerine, taleplerine uyacak biçimde belirlemişler görüntülerini. Toplum ya da çevrenin egemeni nasıl davranılmasını, nasıl düşünülmesini, nasıl inanılmasını bekliyorsa, öyle davranır, öyle düşünür, öyle inanır görünmüşler. Tıpkı rüzgar gülleri gibi. Rüzgarın estiği yana dönmüşler yüzlerini hep. Rüzgar döner, fırıldak döner misali… Onursuzca da olsa, çorba kazanına, nohut, bulgur, kömür torbalarına, haksız ihalelere, siyasi himayelere. parmak kaldırma makineliğine…  kavuşturan en emin, en zahmetsiz yol…

 

Toplum olarak insan davranışlarını sınırlayan değerler geliştirmişizdir: Dürüstlük gibi, verilen sözde durmak gibi, sadakat gibi, onur gibi, dik duruş gibi,  borcu ödemek gibi, saygı, sevgi, fedakarlık, hoşgörü, güvenilirlik… gibi! Bu değerlere uygun davranılmasının insanlık için gerekli ve yararlı olduğuna inanırız. Başkalarının bu değerlere, bu kurallara uygun davranmasını bekleriz. Elbet başkaları da bizden bekler bunlara uymayı.  Bu değerlere uyulduğunda toplumdan kabul ve takdir görür insanlar.  Toplumun ya da egemenin beklentilerine ters düşüldüğünde ise dışlanma kaçınılmazdır. Bundan dolayıdır ki, insanlar, toplumda beklentilere uygun davranır görünmeye çalışırlar. Kurallara aykırılıkları, yamuklukları olabildiğince gözden uzakta yaparlar. Toplumu ya da önemsedikleri gücü, egemeni kandırmaya çalışırlar böylece. Sonuç olarak, bu, olmak değil, göjrünmektir.

 

Toplumu ve bireyleri kandırmak, her şeyden önce bunu yapanları küçültür oysa, güvenilmez kişi düzeyine düşürür. Güvenilmez kişi, kimseden  saygı görmez. İşe yaramazdır çünkü.

 

Olduğu gibi görünmek yerine kendisinden beklendiği gibi görünmeye çalışmak, insanın kendi kendisine yapabileceği en büyük kötülüklerdendir. Bundan dolayıdır ki göründüğümüz gibi olmayı öneriyor, Mevlana. Evet, ya olduğumuz gibi görünelim, ya da göründüğümüz gibi olalım. Toplumun ve egemenin bizden beklentileri her zaman hukuka ve ahlaka uygun olmayabilir. Örneğin kan davasına, töre cinayetlerine, dalkavukluğa, yalakalığa zorlanabiliriz. Birilerinin takdirini kazanmak için bu zorlamalara boyun eğmek sonuçta bizi de, çevremizi de, insanlığı da büyük zararlara uğratabilir. Böylesi haksız ve insanlık dışı taleplere karşı direnmektir en iyisi. İnsan olana yakışan başkalarının beklediği gibi değil, doğru ve ahlaki bulduğu gibi davranmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test