HER ŞEYİN ANASI İHTİYAÇTIR.

Her nasılsa bir ıssız adaya düştüğünüzü varsayın. Çırılçıplaksınız. Aç ve susuzsunuz. Üşüyorsunuz. Elinizin altında hiçbir araç gereç, silah  yok. Ormandan yırtıcı hayvanların sesleri yükseliyor. Güneş batmak üzere. Yağmur başladı başlayacak…  Bu şartlarda hayatta kalabilmek için öncelikle neler yapmaya çalışırdınız?

 

İşe bir lüks otomobil almakla başlayabilir miydiniz ?  Böyle bir öncelik çok saçma olurdu değil mi!  Neden? Çünkü ıssız adanızda böyle bir arabayı bulmanız da,  kullanabilmeniz de mümkün olmadıktan başka hemen çözüm bekleyen sorunlarınızdan hiç biri için de işe yaramazdı. Unutmayın, aç ve susuzsunuz, üşüyorsunuz ve geceyi  yırtıcılara yem olmadan geçirmek zorundasınız!

 

“Haydi işinizi kolaylaştırayım,  gidip beş yıldızlı bir otele yerleşin, orada ihtiyaç duyduğunuz her şey var.” diyeyim ama yazık ki bulunduğunuz yerde böyle şeyler yok.  En iyisi kendi sorunlarınızı  kendi aklınızla, kendi gücünüzle, kendi olanaklarınızla çözmeye çalışmanız. Öyleyse hiç durmayın, hemen bir su kaynağı, yiyebileceğiniz otlar, meyveler, kuş yumurtaları bulmaya, yağmur bastırmadan, karanlık çökmeden içine sığınabileceğiniz bir ağaç kovuğu, bir mağara falan bulmaya çalışın. Bulabilirseniz giriş yerinin önüne kaba saba da olsa bir taş duvar ya da kırabileceğiniz dallardan bir çit yapmayı ihmal etmeyin. Ha sonra kuru dal parçalarını birbirine sürterek bir ateş de yakmaya çalışsanız iyi olur…  Eh, şansınız yaver gitti, bütün bunları yaptınız, geceyi çok rahatsız, çok korkarak, yarı uyur yarı uyanık geçirdiniz, sonunda güneş doğdu, ortalık aydınlandı ve yeni bir gün başladı ve siz hayattasınız! Oh be dünya varmış!

 

Evet dünya var ama siz de varsınız! Dünkü sorunlarınız  sil baştan.. Dün susuzluğunuzu giderdiğiniz kaynak mağaranızdan hayli uzakta.Ya mağarayı suyun yanına, ya da suyu mağaranın yanına götürmek gerek. İkisi de imkânsız sizin içinde bulunduğunuz şartlarda. Neyse, dert sizin derdiniz. Su kaynağına yakın yeni bir mağara aramak,  kaynak yakınlarında derme çatma bir kulübe  yapmak ya da içinde su taşıyabileceğiniz çukur bir nesne  üretmek gibi seçenekleriniz var . Çözümlerden çözüm beğenin. Karar sizin. Ha, bu arada unutmayın,dün yediğiniz ot ve meyvelerin, kuş yumurtalarının yerinde yeller esiyor.  Bu gün yeniden açsınız ve beslenebilmek, besin çeşidinizi artırabilmek için daha uzaklardaki ağaçları ve yenilebilir ot alanlarını bulmak zorundasınız. En iyisi kulübenizin çevresinde meyve sebze üretmeye çalışmak mı ne? Ne o, çok mu zorlandınız? İyi de bütün bunları benim için yapmıyorsunuz ki? Yaptıklarınızın tümü, ihtiyaçlarınızı karşılamak için.

 

Unutmayın, büyük-büyük- büyük-büyük… dedeleriniz, nineleriniz de şartların zorlamasıyla, yani ihtiyaçların dayatmasıyla yüksek ağaç tepelerinden mağaralara, mağaralardan su kaynaklarının çevresinde yaptıkları derme çatma kulübelere, kulübelerden kerpiç ve taştan evlere doğru ilerleyen, gelişen bir çözümler zinciri oluşturdular. Nüfusun artışıyla ihtiyaçlar da artı. Yeni ihtiyaçlar bir öncekinden esinlenen yeri çözümlerin bulunmasını zorladı.  Önceleri su sorunu su kaynakları çevresinde yerleşmek ya da su kaplarıyla su taşıyarak çözülebilirken, zamanla nüfusun, buna bağlı olarak barınak sayısının artması, köylerin, kasabaların, şehirlerin ortaya çıkmasıyla su ihtiyacı ancak büyük su kanallarının, su kemerlerinin, daha sonra da barajların  inşasını zorunlu kıldı. Artık önceki yöntemlerle çözülemeyecek  büyük sorunlar, büyük ihtiyaçlar ortaya çıktı.  Büyük ihtiyaçlar büyük çaplı çözümleri gerek-

tirdi.  Büyük çözümler de kuşkusuz büyük örgütlenmeleri dayattı.

 

Özetlemek gerekirse, her şeyin anası ihtiyaçtır. İnsanın barınma ihtiyacı olmasa ne kulübe olurdu ne ev ne villa ne saray ne plaza  ne rezidans!  Su ihtiyacımız olmasaydı ne çeşmeler olurdu ne su kanalları, su kemerleri, ne barajlar olurdu ne su şebekeleri.  Musluklar da olmazdı, muslukçular da. Musluk fabrikaları da olmazdı. V.s, V.s…

 

Her şeyin anası ihtiyaç! Canlı kalmak için, hayatımızı, kolaylaştırmak için, güzelleştirmek için, uzatmak için, bilmek için, anlamak için, anlatmak için, üremek için, üretmek için, tüketmek için, var etmek ve yok etmek için… yaşamak ve yaşatmak için, ölmek ve  öldürmek için, kanmak ve kandırmak için ve bütün bunları adlandırmak için  gerekli tüm nesnelerin, adların, kavramların, inançların, felsefenin, bilimlerin, teknolojinin … anası ihtiyaçtır.

 

Ve… her şey, anası olan ihtiyacı en iyi karşıladığı sürece yaşar, ihtiyaç ortadan kalktığında ya da o ihtiyacı daha iyi karşılayacak daha gelişmiş bir şey üretildiğinde, işlevsiz kalan ya da önemini yitiren şey ortadan kalkar. Tıpkı yerini pulluğa kaptıran kara saban gibi, tıpkı yerini batöze kaptıran düven, yerini biçerdövere kaptıran batöz gibi.Tıpkı yerini konfeksiyona kaptıran terzilik gibi. Tıpkı yerini yüksek kazanç hırsına kaptıran ahlak, tok gözlülük, cömertlik gibi. Tıpkı yerini işbirlikçilik hainliğine, iktidar hırsına kaptıran yurtseverlik gibi, dürüstlük gibi … Tıpkı yerini uşaklığa kaptıran  erdem gibi, onur ve adalet duygusu gibi.. Tıpkı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test