ÜRKEK, MUTSUZ, BAŞARISIZ…

Her yaştan çocuklar tanıyorum, kız, erkek… Ürkek, mutsuz, başarısız… Sayıları da öyle çok ki… Okuldan eve dönerken korku içindeler, evden okula giderken korku içinde. Utandırılmaktan, azarlanmaktan, tokatlanmaktan, itilip kakılmaktan, yok sayılmaktan öylesine örselenmiş, öylesine yılmış, öylesine içlerine kapanmışlardır ki…

 

Bu ruh halindeki çocuklar tüm zihinsel enerjilerini savunmaya harcarlar: Tıpkı dört yandan saldırgan güçlerle kuşatılmış zayıf ülkeler gibi. Saldırıya uğrama kaygısı içindeki ülkeler nasıl tüm kaynaklarını savunma amaçlı silahlanma harcamalarına ayırırlar ve bundan dolayı  kalkınma amaçlı yatırımlar için paraları kalmazsa,  okulunda ve ailesinde sürekli azarlanan, tokatlanan, aşağılanan, utandırılan  bu çocukların  da bedensel ve ruhsal varlıklarına yöneltilen saldırılara karşı sürekli savunma çabasından dolayı kendilerini öğrenmeye, başarıya ve mutluluğa götürecek adımları atmaya  yetecek zihinsel enerjileri kalmıyor.

 

Sevgili anneler, babalar, öğretmenler, çocuklarınızı, öğrencilerinizi elbet en iyi biçimde eğitmek, onlara doğru bilgiler, beceriler  ve davranışlar kazandırmak istiyorsunuz, bunda hiç kuşku yok. Ancak bu amaca çocuklarınıza karşı bedensel  ve ruhsal şiddet kullanarak ulaşabileceğiniz yolundaki inancınız külliyen yanlış! Çocukların da tıpkı sizler gibi ve en az sizler  kadar sevgiye, saygıya, güvenlik ortamına muhtaç olduklarını,  fark edilmek, beğenilmek,  takdir edilmek, önemsenmek istediklerini, eksiklerinin, kusurlarının, ayıplarının hele de başkaları önünde ve aşağılayıcı biçimde eleştirilmesinden, kınanmaktan, azarlanmaktan… hoşlanmadıklarını, yüzlerine vurulan her tokadın onların ruhunda derin yaralar açtığını,,, sizlere karşı doğuştan getirdikleri sevgi ve saygıyı günden güne  ister istemez  yitireceklerini hiç unutmamalısınız!

 

Çocuklarınız, öğrencileriniz ürkekse, mutsuzsa, başarısızsa, bu yıkıntının mimarı hiç  tartışmasız. sizsiniz! Sevgiyle, saygıyla, dozunda övgüyle yaklaşılsaydı elbet  cesur, mutlu ve başarılı olabilecek çocuklarınız, öğrencileriniz eğer ürkek, mutsuz ve başarısız, özgüvensiz olmuşlarsa, bunun sorumlusu doğrudan doğruya sizsiniz!  Sizsiniz, çünkü o sizden sevgiyle kucaklanmayı, takdir edilmeyi beklerken, siz onu asık suratlarla, küçümsemelerle,  tokatlarla ya da daha kötüsü, aşağılamalarla karşıladınız. Onları korkulara, utançlara boğdunuz. Suç sizin, ömür boyu bedel ödeyecek olanlarsa çocuklarınız, öğrencileriniz! Gelin. Şiddetin yerine sevgiyi koyalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test