ZORBA BEYLER İLE BELA HANIMLAR

Yazının başlığındaki nitelemeler benim değil, eşlerinden boşanmak isteyen hanımların ve beylerin.

Hanımlara sorarsanız, beyler evlenmeden önceki beyler değil. Her nasıl olmuşsa, evlenmeden önceki nazik, kibar, sevecen, saygılı, cömert, çalışkan, kültürlü, insanlığın bütün olumlu niteliklerini kişiliğine nakşetmiş o gurur duyulası beyler korkunç bir dönüşüme uğramış, sevgisiz, saygısız, tembel,  pinti, asalak, kaba saba, görgüsüz zorbalar olup çıkmışlar. Eve ne zaman gelecekleri belli olmazsa da gelince hane halkını dayaktan geçirecekleri, tehdit ve hakaretlerle bunaltacakları, sofrada çıkaracakları kavgalarla herkesin lokmasını boğazında bırakacakları bin bir tecrübeyle sabit. Çocukların hatırı için bu cehennem azabına yıllarca katlanmışlar ama artık yetmiş. Boşanmaya kesin karar vermişler. Artık biç kimse, hiçbir şey onları bu kararlarından döndüremezmiş.

 

Eğer anlattıkları doğruysa, hanımlar boşanmakta yerden göğe kadar haklılar. Böyle zorba adamla yaşanır mı yahu!

 

Boşanmak isteyen beylere sorarsanız, nerde o evlenmeden önceki nazik, sevecen, hanım hanımcık, tok gözlü, tatlı dilli, güler yüzlü, titiz, bakımlı… hanımlar? Her ne olmuşsa onlar sanki buharlaşıp gitmiş, yerlerine hiçbir şeyden hoşnut olmayan, hiçbir şeyle yetinmeyen, yatağı iki  düşmanın zorunlu ortak  uyku alanı haline getiren  dırdır makineleri gelmiş… Eşlerini başkalarının eşleriyle kıyaslayan,  “Komşuda var da bizde niye yok?”çu,  “ Şunlarımız  da iyice demode oldu, bankadan kredi al da yenileyelim”ci  baş belaları  peydah olmuş.

Artık çekemezlermiş. Boşayıp başlarından def edeceklermiş. Bu güne kadar ıslah olurlar, akılları başlarına gelir diye sabretmişler ama sabrın sonu yokmuş. Artık yetermiş. Ev denilen bu cehennemde daha fazla yaşanmazmış. Merhametten maraz doğarmış… Eğer anlattıkları doğruysa adamlar da boşanmaya yerden göğe kadar haklı. Böyle baş belalarıyla ömür boyu da yaşanmaz değil mi efendim! …

 

Zorba beylerle bela hanımlar arasında gerçekten zorba ve  gerçekten bela olanlar var kuşkusuz. Öyleleriyle birlikte yaşamak  üç günlük ömrümüzün düpedüz israfından başka nedir ki? Ama her iki yanı dinledikten sonra çoğu kez her iki yanın da  kararlarını bir kez daha gözden geçirmelerinde, bir zamanlar kendisiyle evlenmeye can attıkları kişinin böylesine değişime uğramalarında kendi paylarının da bulunup bulunmadığını gözden geçirmelerinde, boşanmaya karar vermeden önce  geçimsizlikteki katkı oranlarını saptayıp eşlerinden bu kusurlara ilişkin açık yüreklilikle özür dilemelerinde, eşlerinin yakınmalarındaki haklılık paylarını  araştırmalarında büyük insani yarar vardır. Çünkü aile yalnızca evli çiftlerden ibaret değildir. Çiftlerin müşterek çocukları, birinci derece yakınları, müşterek sosyal çevreleri de vardır. Ve çoğu kez boşanma bu insanları da olumsuz etkiler. Bu nedenle, boşanmaya kesin karar vermeden önce eşlerin olup biteni bir kez daha ve kendi kusurlarıyla karşı tarafın hoş görülebilecek yanlarını gözden geçirmeleri doğru bir yaklaşım olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Test